Bütün Karşıyaka oradaydı.. Böyle “İmza günü” her yazara nasip olmaz.. Hem kitap imzaladı hem yemek yaptı..

Bütün Karşıyaka oradaydı.. Böyle “İmza günü” her yazara nasip olmaz.. Hem kitap imzaladı hem yemek yaptı..

BÖYLE İMZA GÜNÜ DOSTLAR BAŞINA…

HER YAZARA NASİP OLUR MU BİLMEM… ORTAOKUL VE LİSE ARKADAŞLARIMLA BULUŞTUM, YAKLAŞIK 100 KİŞİLİK DENİZCİ YEMEKLERİ PİŞİRDİM, DENİZDE YAŞAMAK ADLI KİTABIMIN ÜÇÜNCÜ BASKISINI İMZALADIM. ESKİMEYEN DOSTLARIMLA, YEDİK, İÇTİK…

15 Mart akşamı benim için çok özel ve güzel bir akşam oldu. İki kitap yazdım. İkisi de üçer baskı yaptı. Çeşitli konferanslarda ya da fuarlarda imza günlerim oldu. Ama böylesi hiç olmadı.

Amatör denizciliğe başlamak isteyenlerin kafasındaki sorulara yanıt arayan, denizciliğe başlayanlara, denizin kurallarını ve denizci gibi düşünmeyi anlatan Denizde Yaşamak adlı kitabımın üçüncü baskısı Şubat ayında yapıldı. Şubat ayında İstanbul’da Yeşilköy ve Tuzla’da düzenlenen her iki Boat Show’da imza etkinliklerim oldu. Ama en değişik, en eğlenceli, belki çok az yazara, belki de hiçbir yazara kısmet olmayan imza gününü Karşıyakalı dostlarım organize etti.

Kitabın son bölümünde denizde dolaşırken farklı kültürden insanlarla tanışıp öğrendiğim yemek tarifleri ile tamamen bana özgü yemek tarifleri de yer alıyor.

Bizim Karşıyaka’da DEM Akademisi adını verdiğimiz bir grubumuz var. Yolu Karşıyaka Lisesi’nden geçmiş 45 yaş üstü arkadaşlar yılda dört kere bir araya gelir iki kadeh rakı içip hasret gideririz. Yemeklerimizde kura ile kitap dağıtırız, biraz para toplar öğrenci okutmak amacıyla kurulmuş Karşıyaka Lisesi Vakfı’na karınca kararınca katkıda bulunuruz.

40 -45 yıl öncesinin ortaokul ve liseden arkadaşlarım, kitabımın üçüncü baskısı için özel bir imza günü düzenlemeyi teklif ettiler. Organizasyon gereği, ben hem deniz ürünleri yemekleri pişirecek, hem de kitabımı imzalayacaktım. Karşıyaka Atakent’teki Girit Adası Balık Evi bu geceye ev sahipliği yaptı. Girit Adası Balık Evi’nin işletmecisi sevgili Hakan Özgüler DEM Akademililer için çok uygun bir fiyat verdi. Birlikte gidip en kaliteli malzemeleri satın aldık. Geceye özgün bir önlük sipariş ettim. Elbette rengi, Karşıyaka Spor Kulübümüzün yeşili ve kırmızısı olacaktı. Göğsüne de denizlerde dolaştığım yelkenlinin fotoğrafını bastırdım. Erkenden mutfağa daldım. Lokantanın başarılı şef aşçısı Ali Kan ve yardımcıları ile birlikte rahmetli Sadun Boro’dan öğrendiğim ahtapot salatası yaptım. İçeriği ve formülü bana özgü, değişik sularla ve sebzelerle, ahtapot, karides ve sübyeli deniz ürünlü pilav pişirdim. Ve yine kendi geliştirdiğim enginar beğendiyi yatak olarak kullanıp üzerine levrek ızgara ile servis ettik.

Girit Adası Balık Evi’nin kapasitesi, sıkıştırma ile 94 kişiye kadar çıkıyor. 94 sandalye de doldu. Yemekten sonra tek tek tüm masaları dolaştım, kitabımı imzaladım. Herkes çok mutluydu.

Bu organizasyonu düzenleyen DEM Akademisinin değişmez Sultanı Mustafa Karluk’a, organizasyonda düzeni sağlayan Mustafa Giray’a, her toplantımızı ölümsüzleştiren fotoğraf sanatçısı Avukat arkadaşımız Vehbi Moğol’a, Girit Adası Balık Evi’nin işletmecisi Hakan Özgüler kardeşimize ve bu güzel lokantanın tüm personeline ve elbette bu geceye katılan tüm abilerime, dostlarıma ve kardeşlerime teşekkür ederim.

Mayıs ayında da Alaçatı Tasting günlerinde, Pere Mere butik otelinde, daha dar kapsamlı yeni bir yemek ve sohbet organizasyonum daha olacak.

Merak eden olursa, Denizde Yaşamak adlı kitabımı denizkutuphanesi.com adresinden sipariş edebilirsiniz.

Meriç Köyatası

Fotoğraflar: Vehbi Moğol

YORUMLAR

WORDPRESS: 0