“İKİ YAPRAK” ya da “SESSİZ GEMİ”.. Zarfın içinden çıkan iki yaprak çıkmıştı. Yahya Kemal Beyatlı’nın ünlü şiirinin içindeki gizli satırlar.. Prof. Dr. Özler Aykan’ın yazısı

“İKİ YAPRAK” ya da “SESSİZ GEMİ”

Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatının en önemli SES VE SÖZ ustası şairlerinden olan
Yahya Kemal Beyatlı (gerçek adı Ahmed Agâhdır), “SESSİZ GEMİ” adlı şiirini yazarken iki büyük kaynaktan ilham almıştır: Birincisi Osmanlı Tarih ve Edebiyatı, diğeri ise Fransız Kültür ve Edebiyatıdır.
Şiirleri Divan Edebiyatı ile modern şiir arasında bir köprü görevi üstlenmiştir.

Şiirin Divan Edebiyatı kalıbı:
Mef û lü Me fâ î lü Me fâ î lü Fe û lün.

Nazım birimi: Şiir beyitler halinde yazılmıştır.
Nazım Biçimi: Kasideye benzemekle beraber beyit sayısı yönünden kasideden ayrılır.

Söz Sanatları:
İstiare sanatı ağırlıklı olarak kullanılmıştır.
Açık istiare sanatı ile benzetilenler söylenmiş benzeyen söylenmemiştir.
“Gemi, rıhtım, yolcu, yolculuk, rıhtım” kelimelerinde açık istiare vardır.

Kafiye ve redifleri: 
Artık demir alma günü gelmişse zaman dan, -dan>redif -man> (zengin kafiye)
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu liman dan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır y-ol; -ol> (tam kafiye)
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir k-ol.
Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten el-em-li, -li>redif -em> (tam kafiye)
Günlerce siyah ufka bakar gözleri n-em-li,
Bîçare gönüller! Ne giden son gemi-dir bu! -dir bu>redif -emi> (zengin kafiye)
Hicranlı hayâtın ne de son mâtemi-dir bu!
Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile b-ekler; -ekler> (zengin kafiye)
Bilmez ki giden sevgililer dönmiyec-ekler.
Birçok gidenin herbiri memnun ki yer-inden, -inden>redif -er> (tam kafiye)
Çok seneler geçti; dönen yok sefer-inden.

Ahenk hem aruz ölçüsü hem de kafiye rediflerle zenginleştirilmiştir.
Ayrıca şiir iç ahenk bakımından da zengindir.
Bu zenginlik bazı ses ve sözcükler tekrar edilerek sağlanmıştır.

Birinci beyitte gemi- giden, günü –gelmişse sözcüklerinde “g” sesi tekrar edilmiş.

İkinci beyitte yolcusu- yol, yokmuş sözcüklerinde “y “sesi tekrar edilmiş.

Diğer beyitlere bakıldığında onlarda da bu iç zenginliğin olduğu görülecektir.

Şiirde İlk beyitteki bir liman ve bir gemi hem ses ahengi hem de zihinsel tasarımımızda ansızın yarattığı resmin varlığıyla şiirin tasvir konusunda da ne derece güçlü olduğunu ispatlıyor.

Hiç yolcusu olmayan ve giderken uğurlayanların el sallayamayacakları bir gemi…

Şiirin ikinci beyitinde biraz daha rengin serpiştirilmiş olması ve yine o ses ahenginin varlığı, sanki okurun resmine gizemli bir ritim ekliyor. Bu ritim şiire müzikal bir boyut katıyor olmalı ki, şiirin şarkı olarak dillerden düşmemesi de bunu ispatllıyor.

İşin hakikat yönü üçüncü beyitte söylenmiştir. Burada umut-umutsuzluk, sevinç-hüzün bir arada yaşanıyor.

Dördüncü beyitte şair elemli kalbimizin, rıhtımda ufka bakan nemli gözlerimizin resmine bir fırça darbesi daha vuruyor. Bu beyitte şairin karamsarlığını da görüyoruz ve gerçekte şiirin tümünde olan bu karamsarlık, burada çaresizliği de peşine takarak karşımıza oturuyor.

Son beyitte şair, şiire anlamlı bir nokta koyduğu gibi, zihnimizde oluşan tuval de yarım bırakılmıyor. Resmi bizim tamamlamamız için elimize bir fırça ve boyalar veriliyor. Şiiri okuyan ister siyaha boyar ister maviye… Şiirin mısraları gemi ve deniz üzerine kurgunlanmış olmasına rağmen, bana göre büyük üstad, ölümü ve ayrılığı yani bir anlamda yaşamın gerçekliğini, sanatını, yaratıcı ruhu ve hüzünlü mizacına teslim ederek betimlediği mükemmel kompozisyonu ile aynı zamanda bilime de paha biçilmez, evrensel bir FENER lutfetmiştir. Bu nedenledir ki çoğu edebiyat çevreleri bu şiiri “KELİMELERLE ÇİZİLEN RESİM” diye nitelendirmişlerdir.

1 Kasım 1958 tarihinde, İstanbul’da Cerrahpaşa Hastanesi’nde vefât etmiş, ertesi gün vasiyeti üzerine Aşiyan Mezarlığı’na defnedilmiştir. Vefâtından sonra evindeki evraklarının arasında sararmış bir zarf içinde kurumuş iki yaprak bulunmuş. Zarfın içinde şöyle yazıyormuş: “Bu zarfın içindeki hatıra, 19 Ağustos 1930 tarihinde, Sirkeci Tren Garı’nda, akşam saat 22:00’de veda ettiğim Aziz bir kadının göğsündeki çiçektendir… Koparıp bana verdiği bu ‘İKİ YAPRAĞI’ daima muhafaza edeceğim…”

Aziz kadın (Celile Hikmet Hanım), Yahya Kemal Beyatlı’ya bu aşkın devam edemeyeceğini anladığı o akşam, Sirkeci Tren Garı’nda Paris’e giderken vermiş göğsünde duran “İKİ YAPRAKLI ÇİÇEĞİNİ”. “SESSİZ GEMİ” adlı şiirini… Ya da aşkının sükûnetini…

Prof. Dr. Özler Aykan

SESSİZ GEMİ: Sans Toi Je Suis Seul

Söz: Yahya Kemal Beyatlı
Müzik: Frank Gerald
Düzenleme: Patricia Carli

Sessiz Gemi

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta, ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Bîçare gönüller, ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son mâtemidir bu!

Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmiyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden;
Çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Sans Toi Je Suis Seul

Je n’ai jamais su dire
Les mots qu’il fallait pour te plaire
Je suis très maladroit
Et je ne comprends pas pourquoi
Car je te fais du mal
Mais sans jamais vouloir t’en faire
Alors ne pleure pas pardonne-moi
Ce sera la dernière fois

Sans toi je suis seul
Sans toi mon amour
La vie ne signifie plus rien
A quoi servent les nuits
A quoi servent les jours
Sans toi je suis seul
Sans toi mon amour
Je n’ai plus personne à aimer
A quoi sert de lutter
A quoi sert d’exister ?

Je crois que nous ne pourrions pas
Nous passer l’un de l’autre
Mais l’amour et la vie
Se font la guerre bien souvent
Je reconnais du fond du cœur
Que tout est de ma faute
Je regrette crois-moi regarde-moi
Faisons la paix encore une fois

Sans toi je suis seul
Sans toi mon amour
La vie ne signifie plus rien
A quoi servent les nuits
A quoi servent les jours
Sans toi je suis seul
Sans toi mon amour
Je n’ai plus personne à aimer
A quoi sert de lutter
A quoi sert d’exister ?

Sans toi je suis seul
Sans toi mon amour
La vie ne signifie plus rien
A quoi servent les nuits
A quoi servent les jours
Sans toi je suis seul
Sans toi mon amour
Je n’ai plus personne à aimer
A quoi sert de lutter
A quoi sert d’exister ?

https://m.youtube.com/watch?feature=share&v=0rFCs9ZmZkM

Bunları da beğenebilirsin