Şefkat bir yerlerde saklanmıyor… Prof. Dr. Özler Aykan’dan insana dair nefis bir yazı..

Şefkat bir yerlerde saklanmıyor…

2018 yılı tüm dünya için çok zor geçti. 2019 yılının nasıl geçeceğini bilemeyiz.
Ancak hızla akıp geçen zaman centilmen ise bizler de bu centilmenliğe sürecin bir parçası olarak dahil olabiliriz. Bir anlamda hayatın nesnesi değil öznesi olarak yaşamayı tercih edebiliriz.
Sistemin çarkları arasında sıkışmış, gündelik hayatın dertleri içinde hapsolmuş hayatlar olağan ve gerçekçi olsa dahi derinlik ve estetikten yoksundur.

Bu vesileyle kendimin ve sizlerin yeni yılını hepimize bir öneride bulunarak tebrik etmek istiyorum. Her ne kadar geçerli kişisel mazeretlerimden ötürü bu tebrik için geç kalmış olsam da sizlerden özür dilemek için zaman aşımının henüz dolmadığı inancındayım.

Yeni yıl ile birlikte hepimizin bir ülküsü olsun… 
Çevremizde, maddi ya da manevi olarak zor durumda olan insanlara yardım edebilmeye odaklı küçük ya da büyük bir ülkü yaratalım. Hayat bizi seçtiğine göre biz de kendi irademizle bu hayattaki ülkümüzü seçmekte özgürüz.

Bir gün ya da bir ömür arasında aslında hiç bir fark olmadığını idrak edelim…
Bir an için kendi kendimize “hayatta sadece bir günüm var ve o da işte bugün” diye düşünelim. Kum saatimiz doğduğumuz andan başlayarak, üstteki hazneden alttakine kum taneciklerini aktarmaya başlar. Bu nedenle yarını beklemeyelim, hemen şu an başlayalım… Gündelik hayatın bizi devinimsiz bırakan ataletinden sıyrılalım.

Boş zamanımızı güzel değerlendirelim… 
Hiç bir zamanın “boş” olamayacağının farkına varalım.

Kendi rengimizi kullanalım… 
Kararlı olalım. Bu ülkümüzün bir anlamda kendimiz için yaratacağımız bir farklılık olacağının bilincine varalım. Bu farklılığın bizlere kazandıracağı iç huzurunu hayal edelim. İnsan hayatı hayal gücünün rengiyle boyanır. Hayat, etrafında çerçevesi olan kocaman bir tuval gibidir, ancak o boş tuvalin üzerine koyacağımız renkler, çizeceğimiz şekiller bize kalmıştır. Çoğumuzun paletindeki renkler hemen hemen aynıdır; ancak paletten tuvale kimimiz kasvetli, kimimiz canlı renkleri aktarır, kimimiz uyumsuz, kimimiz uyumlu renkleri kullanırız.
Sonuç olarak, tuvaldeki renkler ve biçimler, iç dünyamızın dışa açılan penceresi, dünyayı nasıl gördüğümüzün yansımalarıdır. Kararlı olmak kendi rengimizi kullanmaktır.
Ülkümüze ulaşabilmek için aldığımız kararlardan asla vazgeçmeyeceğimize dair kendimize söz verelim. Sadece içimizdeki insan sevgisi ve kendimize olan inancımız bize hedeflediğimiz ülkümüze giden yolda ihtiyacımız olan kararlılığımızı sağlayacaktır.

Kimseyi beklemeyelim… 
Tek başımıza çok şey yapabiliriz, hem de pek çok! Önce kendimize dönelim. Bütün eksiklerimizle, hatalarımızla, kusurlarımızla barışalım ve kendimizi sevmeyi öğrenelim. Hırs, ihtiras öfke ve nefretin bizi yönetmesine kesinlikle izin vermeyelim. İşte size iyi bir insan olabilmenin en basit formülü… İyi olmak kötü olmamak demek değildir. İyi olmak bu dünyada ya da öldükten sonra cezalandırılmaktan korkarak kendimizi frenlemek değildir. İyi olmak, maddi ya da manevi olarak ihtiyacı olan insanlara bütün gücümüzle yardım elimizi uzatmaktır. İyi olmak, muhtaç insanların yanında durabilmektir. İyi olmak, insanlara yardım etmeyi bir görev olarak değil, bilakis hayatın bizlere kendimizi yüceltmek için sunduğu bir armağan olarak algılayabilmektir.

Bir akıl defterimiz olsun…
Bize ihtiyacı olan ailemize, sevdiklerimize, dostlarımıza ve yardıma muhtaç herkese nasıl yardımcı olabileceğimize dair düşüncelerimizi, planlarımızı bu deftere yazalım. Akıl defterimizi yanımızdan ayırmayalım. Yaşamın büyük bölümü bize verilenler, daha küçük bölümü ise bizim yaptıklarımızdır. Biz elimizden geleni yapalım ve elimizden gelenle yetinmeyi bilelim. Gerçekten elimizden gelen her şeyi yapmış olmanın iç huzurunu yaşayalım.

Çaresizlikten korkmayalım… 
Hayatta keder de mutluluk da olduğuna göre, bir kulağımızda acı bir haykırış dahi olsa, diğerinde hep güzel bir şarkının varlığına inanalım. O şarkının sevimli melodisine, enerjisine dikkatimize verelim. Mutluluğun mutsuzluğa ya da tam tersi mutsuzluğun mutluluğa dönüşmesi sadece an meselesidir. Gecenin en koyu karanlık olduğu vakit sabaha, yani aydınlığa “merhaba” demeye mahkumdur. Çaresizlikler karşısında yılmayalım. Umudumuzu asla yitirmeyelim. Çünkü hedeflediğimiz ülkümüz çaresiz insanlara yardım elini uzatmak ve onlara güç vermek olacaktır.

Şefkatli ve alçak gönüllü olalım…
Bizi biz yapan değerleri gerekirse yeniden öğrenelim. Dünyanın bir tarafı orta çağın karanlığına gömülmüş, diğer tarafı savaşlar, istilalar altında ezilirken bu topraklarda dünyanın en şefkatli, hoşgörülü ve alçak gönüllü insanlarının ve onların fikirlerinin birer çiçek gibi açtığını görmezden gelmeyelim.

Yargılamadan sevelim… 
İnsanları tanımadan onlara ön yargı ile yaklaşmayalım. Belki bir kısmımız için insanlara birdenbire ön yargısız yaklaşabilmek zaman alacaktır. Ancak bu zamanı kısaltmak hatta durdurmak da bizim elimizde. İnsanları gerekli gereksiz yargılamanın bizleri alçak gönüllülükten uzaklaştıracağını asla unutmayalım. Bilmeliyiz ki, evrensel anlamda kabul görmüş erdemler dışında her insanın bir diğerinden farklı değerleri olabilir. Bu konuda atacağımız her adım, tüm ilişkilerimizde koşulsuz ve özgür bir sevgiyi tecrübe etmemize olanak sağlayacaktır.

Farklılık zenginliktir… 
Bağışlayıcı, affedici olalım. Affetmenin erdemini aklımızdan bir an bile çıkarmayalım. Affedebilme yeteneğimiz, karakterimizin ne denli alçak gönüllü ve güçlü olduğunun en önemli göstergesidir. İnsanları olduğu gibi kabul edelim. Herkes bizimle aynı olamaz. Farklılık zenginliktir, farklılığı kabul edelim. Çatışma yerine yapıcı tartışmalara yönelelim. Eleştirilere açık olalım ve eleştirirken de insanları kırmadan yapıcı bir üslupla eleştirelim. Pek tabii ki ilişkilerimizde fiziksel ve ruhsal sınırlarımızı koyabilmeliyiz, ancak bunu yaparken hayata sadece kendi penceremizden bakmayalım.

Daima yer değiştirelim…
Kızdığımızda ya da kırıldığımızda hemen tepki vermeyelim. En az 24 saat geçmesini bekleyelim. O esnada düşünelim ve kızdığımız, kırıldığımız insanın yerine kendimizi koyalım yani yer değiştirelim. Böylelikle karşımızdakine neye/neden/niçin kızdığımızı ya da kırıldığımızı öfkeyle değil, sakin ve ılımlı bir şekilde açıklayabiliriz. Yani anlaşabiliriz, uzlaşabiliriz ya da farklı olduğumuzu saygıyla kabullenebiliriz.

Gülümseyelim… 
En zor koşullarda dahi gülümsemeyi ve sevmeyi ihmal etmeyelim. Kendimizi sevginin ve yardım etme zihniyetinin olduğu bir noktaya koyabilmeyi başarabilirsek, bir şekilde bizlere en zor görünen işleri bile şu ya da bu şekilde yoluna koyabiliriz.

Hayatın bizden istediğini esirgemeyelim… 
İnsanların büyük çoğunluğunda hayattan alabildiğini almak tutkusu vardır. Aynaya bakalım ve kendimize soralım; acaba bizler gerçekte alabileceğimizi almak için mi buradayız, yoksa hayata verebileceğimizi vermek için mi? Eğer, aynayla utanmadan, sıkılmadan yüzleşmeyi becerebilirsek, hayatın bizden istediğini de esirgemeyiz. Sadece hoşlandığımız şeyleri yapmaktan değil, aynı zamanda yapmak zorunda olduğumuz şeylerden de hoşlanmaya başlarız.

Okuyalım… 
Hangi alanda olursa olsun en zor sorunları, binlerce imkansızlıklar içinde ve sadece başarma azmine sığınarak çözebilmiş insanların yaşam mücadelesini okumak ya da araştırmak bizlere ülkümüzü gerçekleştirebilmek için önemli bir yol haritası olacaktır. Karanlıklar okuyarak aydınlanacak ve tüm kilitli kapılar açılacaktır. Ayrıca, okumak bir yandan kişisel gelişimimize katkıda bulunurken bir diğer yandan da bizleri kültürel sürekliliğin içine çekecektir.

Barışçıl olalım…
Hiçbir sorunu kavga ile çözemeyiz ve bize yapılan hiç bir kötülüğü intikam ile bertaraf edemeyiz. Kendimizi her türlü kavganın dışında tutalım. Yaşadığımız sorunları sakinliğimizi koruyarak, konuşarak, anlayarak ve paylaşarak çözelim.

İnanıyorum ki başarı, zeka, yürek ve yeteneğin cinsiyetsiz, ırksız, milliyetsiz ve çok kültürlü olduğunun kabul edildiği gün, tüm insanların aralarındaki surların ve duvarların da kalktığı gün olacaktır.

Hayat şu aşamada benim perspektifimden böyle gözüküyor.

Aynı perspektifte buluşabilmek umuduyla ve o eşsiz melodinin esintisiyle mutlu yıllar dilerim.

Son söz:
Ayni yolda yürüdüğüm basta çok kıymetli hocam Prof Dr Vamik D. Volkan olmak üzere tüm hocalarıma, bende emeği olan tüm hocalarima, meslektaşlarıma, canım öğrencilerime,

…Ve aynı iklimde olduğum tüm gerçek dost ve arkadaşlarıma, büyüklerime, küçüklerime ve canım aileme Mutlu Noeller dilerim.

Ve üzüm tanelerime…

Özler AYKAN, 24 Aralık 2018, Londra

🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄
           

La compassion ne se cache pas quelque part …

L’année 2018 a été très difficile pour le monde entier. Nous ne savons pas comment 2019 sera. Cependant, si le temps qui court vite est un gentleman, nous pouvons être inclus dans le processus continu de ce gentleman. Dans un sens, nous pouvons choisir de vivre comme un sujet plutôt qu’un objet de la vie. Les vies piégées dans la roue du système et piégées dans les afflictions de la vie quotidienne manquent de profondeur et d’esthétique, même si elles sont ordinaires et réalistes.

C’est pour cette raison que je voudrais féliciter votre nouvelle année et la mienne en faisant une suggestion à nous tous. Bien que je sois en retard pour cette félicitation à cause de mes raisons personnelles, je crois que le temps n’a pas encore expiré pour s’excuser auprès de vous.

Ave la nouvelle année ayons tous un but …
Dans votre quartier, créons un petit ou grand idéal axé sur l’aide aux personnes en difficulté financière ou morale. Puisque la vie nous a choisis, nous sommes libres de choisir notre propre raison de survie.

Laissons-nous réaliser qu’il n’y a pas de différence entre un jour ou une vie …
Pensons un instant à nous-mêmes: “Je n’ai qu’un seul jour dans la vie et c’est aujourd’hui”.
En commençant par notre jour de naissance, notre sablier commence à transférer des particules de sable à la partie inférieure. Alors n’attendons pas demain, commençons tout de suite … Débarrassons-nous de l’inertie de notre quotidien qui nous laisse immobiles.

Nous pouvons apprécier notre temps libre …
Réalisons que cela ne peut jamais être “vide”.

Utilisons notre propre couleur …
Soyons decide. Soyons conscients que ce but sera une différence que nous créerons dans pour nous même. Imaginons la paix intérieure que cette différence nous apportera. La vie humaine est peinte avec la couleur de notre imagination. La vie est comme une immense toile entourée d’un cadre. Mais nous le mettrons sur cette toile vide, les couleurs que nous dessinerons, les formes que nous dessinerons. Les couleurs de la palette de chacun de nous sont presque les mêmes; mais quand aux couleurs que nous transférons sur la toile, certains d’entre nous les choisiront des sombres, certains d’entre nous des couleurs vives, parfois incompatibles, parfois harmonieuses.
En conséquence, les couleurs et les formes sur la toile, la fenêtre s’ouvrant vers l’extérieur de notre monde intérieur, sont les reflets de la façon dont nous voyons le monde. Être décide est notre propre utilisation de couleur. Promettons-nous que nous n’abandonnerons jamais les décisions que nous prenons pour atteindre notre but. Seul l’amour de l’homme en nous et notre croyance en nous-mêmes nous fourniront la détermination dont nous avons besoin dans le chemin que nous visons pour atteindre notre but.

N’attendons personne …
Nous pouvons faire beaucoup de choses seules, beaucoup de choses! Revenons à nous-mêmes en premier plan. Apprenons à faire la paix avec nos défauts et à nous aimer, avec tous nos défauts, nos fautes. Nous n’allons pas nous laisser la colère et la haine nous controller. Voici la formule la plus simple pour que vous soyez une bonne personne … Etre bon ne veut pas dire ne pas être mauvais. Être bon, ce n’est pas nous freiner dans ce monde, à cause d’avoir peur d’être puni après notre mort. Être bon, c’est prolonger l’approvisionnement de tout notre pouvoir aux personnes qui en ont besoin matériellement ou spirituellement. Être bon, c’est être à côté des gens dans le besoin. Être bon n’est pas une tâche pour aider les gens, mais plutôt que nous pouvons percevoir la vie comme un don à nous pour nous glorifier.

Laissons-nous avoir un cahier mémoire…
Laissons-nous écrire nos pensées et nos plans sur la façon dont nous pouvons aider notre famille, nos proches, nos amis et les autres qui ont besoin de nous. Gardons notre cahier mémoire toujours sur nous. Une grande partie de notre vie nous est donnée, et la plus petite partie est ce que nous faisons. Faisons ce que nous pouvons et soyons content de ceux que nous pouvons. Vivons la tranquillité d’esprit que vous avez fait tout ce qui est vraiment possible.

N’ayons pas peur de l’impuissance …
S’il y a du chagrin et du bonheur dans la vie, même s’il y a un cri douloureux dans l’une de nos oreilles, alors nous devons toujours croire à l’existence d’une belle chanson à l’autre. Faisons attention à la belle mélodie de cette chanson, énergie. Ce n’est que des moments où le bonheur devient malheur ou vice versa. L’obscurité la plus sombre de la nuit est donc condamnée à dire ‘bonjour’ à la lumière. Ne faisons pas face au désespoir. Ne perdons jamais espoir. Parce que notre but est d’étendre l’aide aux personnes sans défense et de leur donner le pouvoir.

Soyons gentils et humbles …
Nous allons réapprendre les valeurs qui font de nous ce dont nous sommes. Enterré d’un côté dans l’obscurité d’âge moyen, de l’autre côté de la guerre, le plus compatissant du Monde dans les opprimées et le sol sous les invasions, nous n’allons pas ignorer les gens humbles et leurs idées qui s’éclate comme une fleur.

Aimons sans jugement …
Nous n’allons pas approcher les gens avec des préjugements. Peut-être que cela prendra du temps pour certains d’entre nous. Mais nous devons raccourcir ou même arrêter le temps cette fois-ci. N’oublions jamais que nos préjugements pour les gens nous détournera de la pudeur. Nous devons savoir qu’en dehors des vertus universellement acceptées, chaque personne peut avoir des valeurs différentes. Chaque pas que nous faisons sur cette question nous permettra de vivre un amour inconditionnel et libre dans toutes nos relations.

La différence est la richesse …
Nous serons capable d’excuser les gens. N’oublions pas un instant la vertu du pardon. La capacité de pardonner est l’indicateur le plus important de ce que notre personnalité est modeste et forte. Traitons les gens comme ils sont. Tout le monde ne peut pas être le même. La différence est la richesse, acceptons la différence. Soyons pour le débat constructif au lieu du conflit. Soyons ouverts à la critique et critiquons les gens d’une manière constructive sans les briser. Bien sûr, nous devrions être en mesure de défendre nos limites physiques et spirituelles dans nos relations, mais ne regardons pas à la vie seulement de notre propre fenêtre.

Soyons prêt toujours à faire le tour de rôle …
Quand nous sommes fâchés ou brisés, ne réagissons pas immédiatement. Attendons au moins 24 heures. Pensons à ce moment-là et le tour de role avec la personne avec qui nous sommes en colère. Ainsi, nous pouvons expliquer de manière calme et modérée, non avec colère, ce que nous nous sommes fâchés ou brisés. Nous pouvons donc être d’accord, nous pouvons faire des compromis ou accepter que nous sommes différents.

Sourions …
Même dans les conditions les plus difficiles, n’oublions pas le sourire et l’amour. Si nous pouvons réussir à nous mettre dans une situation où nous avons un esprit d’amour et d’aide, nous pouvons mettre en place, d’une manière ou d’une autre, les choses qui nous semblent les plus difficiles.

N’oublions pas ce que la vie demande a nous …
Dans la grande majorité des gens, il y a la passion de prendre de la vie ce qui est le plus possible. Regardons-le et demandons-nous; Sommes-nous ici pour obtenir ce que nous pouvons réellement obtenir, ou pour donner ce que nous pouvons donner à la vie? Si nous parvenons à y faire face sans être en vergogne, nous n’épargnerons pas ce que la vie veut de nous. Nous accepterons de faire des choses pas seulement nous aimons, mais aussi des choses que nous devons faire.

Lisons …
La lecture ou la recherche de l’histoire de vie des personnes qui peuvent résoudre les problèmes les plus difficiles dans n’importe quel domaine, dans des milliers d’impossibilités et uniquement en résolvant le défi du succès, sera un plan de route important pour réaliser notre but. L’obscurité sera illuminée par la lecture et toutes les portes verrouillées seront ouvertes. De plus, la lecture contribuera à notre développement personnel tout en nous entraînant dans la vie culturelle.

Soyons paisibles …
Nous ne pouvons pas résoudre n’importe quel problème avec un combat et nous ne pouvons pas éliminer n’importe quel mal fait à nous avec la vengeance. Gardons-nous hors de toutes sortes de combats. Soyons prêts à résoudre les problèmes auxquels nous sommes confrontés, en préservant, en parlant, en comprenant et en partageant notre calme.

Je crois que le jour où l’accomplissement, l’intelligence, le cœur et la capacité seront considérés comme sans sexe, sans race, sans nationalité et multiculturels, sera le jour où les murs entre entre les peuples seront également soulevé.

La vie à cette étape me semble de cette façon.

En espérant pouvoir se rencontrer dans la même perspective et vous souhaitant une bonne année avec l’inspiration de cette mélodie unique.

Dernier mot: D’abord à mon guide de route cher Prof Dr Vamik D. Volkan et à tous mes collègues, mes élèves… Et tous les vrais amis que je suis dans le même milieu,
Et à mes frères et soeurs, et à ma chère famille, je vous souhaite un joyeux Noël.

Et à mes grains de raisin…

Özler AYKAN, 24 décembre 2018, Londres

           
🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄 🎄

Compassion does not hide somewhere …

The year 2018 has been very difficult for the whole World. We do not know how 2019 will be.

However, if the fast-running time is a gentleman, we can be included in the ongoing process of this gentleman. In a sense, we can choose to live the life as a subject rather than an object. The lives trapped in the wheel of the system and trapped in the afflictions of everyday life, lack depth and aesthetics, even if they are ordinary and realistic.

It is for this reason that I would like to congratulate your New Year and mine by making a suggestion to all of us. Although I am late for this congratulation because of my personal reasons, I believe that the time has not yet expired to apologize to you.

By the New Year let’s all have a goal …
In your neighborhood, let’s create a small or big ideal focused on helping people in financial or moral difficulty. Since life has chosen us, we are free to choose our own reason for survival.

Let us realize that there is no difference between a day or a life …
Let’s think for a moment: “I have only one day in life and it is today”.
Starting with our day of birth, our hourglass begins to transfer sand particles to the bottom. So do not wait until tomorrow, let’s start right away … Let’s get rid of the inertia of our daily life that leaves us immobile.

We can enjoy our free time …
Realize that it can never be “empty”.

Let’s use our own color …
Let’s decide. Let us be aware that this goal will be a difference that we will create in ourselves. Imagine the inner peace that this difference will bring us. Human life is painted with the color of our imagination. Life is like a huge canvas surrounded by a frame. But we will put it on this empty canvas, the colors we will draw, the shapes we will draw. The colors of the palette of each of us are almost the same; but when the colors that we transfer on the canvas, some of us will choose dark, some of us bright colors, sometimes incompatible, sometimes harmonious.
As a result, the colors and shapes on the canvas, the window opening to the outside of our inner world, are reflections of how we see the world. To be decided is our own use of color. Let us promise that we will never give up the decisions we make to achieve our goal. Only the love of human in us and our belief in ourselves will provide us with the determination we need in the path we aim to reach our goal.

Do not wait for anyone …
We can do many things alone, many things! Let’s get back to ourselves in the foreground. Let us learn to make peace with our faults and to love ourselves, with all our faults. We will not let anger and hatred control us. Here is the simplest formula for you to be a good person … Being good does not mean not being bad. To be good is not to hold us back in this world because of fear of being punished after our death. To be good is to extend the supply of all our power to the people who need it materially or spiritually. To be good is to be next to people in need. Being good is not a task to help people, but rather that we can perceive life as a gift to us to glorify ourselves.

Let us have a notebook …
Let us write our thoughts and plans on how we can help our family, loved ones, friends and others who need us. Let’s keep our notebook always on us. Much of our life is given to us, and the smallest part is what we do. Let’s do what we can and be happy with those we can. Let’s live peace of mind that you have done all that is really possible.

Do not be afraid of helplessness …
If there is sorrow and happiness in life, even if there is a painful scream in one of our ears, then we must always believe in the existence of a beautiful song to another. Let’s pay attention to the beautiful melody of this song, energy. These are only moments when happiness becomes bad luck or vice versa. The darkest darkness of the night is therefore doomed to say “hello” to the light. Do not face despair. Never lose hope. Because our goal is to extend help to helpless people and empower them.

Let’s be nice and humble …
We will relearn the values ​​that make us what we are. Buried on one side in middle-aged darkness, on the other side of the war, the most compassionate of the World in the oppressed and the soil under invasions, we will not ignore humble people and their ideas who blows like a flower.

Let’s love without judgment …
We will not approach people with prejudices. Maybe it will take time for some of us. But we have to shorten or even stop this time. Let’s never forget that our prejudices for people will deter us from modesty. We must know that apart from the universally accepted virtues, each person may have different values. Every step we take on this issue will allow us to live an unconditional and free love in all our relationships.

The difference is the wealth …
We will be able to excuse people. Let’s not forget for a moment the virtue of forgiveness. The ability to forgive is the most important indicator that our personality is modest and strong. Let’s treat people the way they are. Everyone cannot be the same. The difference is the wealth, accept the difference. Let’s be for constructive debate instead of conflict. Let’s be open to criticism and criticize people in a constructive way without breaking them. Of course, we should be able to defend our physical and spiritual boundaries in our relationships, but let’s not look at life only from our own window.

Let’s always be ready to take a tour-de-role …
When we are angry, do not react immediately. Let’s wait at least 24 hours. Let’s think about that time and play a tour-de-role with the person we are angry with. Thus, we can explain calmly and moderately, not angrily, what we are angry for. So we can agree, we can compromise or accept that we are different.

Smile …
Even in the most difficult conditions, let’s not forget the smile and the love. If we can succeed in putting ourselves in a situation where we have a spirit of love and help, we can put in place, in one way or another, the things that seem to us the most difficult.

Let’s not forget what life demands from us …
In the vast majority of people, there is the passion to take from life what is most possible. Let’s look at it and ask ourselves; Are we here to get what we can actually get, or to give what we can give to life? If we manage to cope with it without shame, we will not spare what life wants from us. We will agree to do things not only we love, but also things we need to do.

Read …
Reading or researching the life story of people who can solve the most difficult problems in any field, in thousands of impossibilities, will be an important roadmap for achieve our goal. Darkness will be illuminated by reading and all locked doors will be opened. In addition, reading will contribute to our personal development while training in cultural development.

Let’s be peaceful …
We cannot solve any problem with a fight and we cannot eliminate any harm done to us with revenge. Let’s keep out all kinds of fights. Let’s be prepared to solve the problems we face, preserving, speaking, understanding and sharing our calm.

I believe that the day when achievement, intelligence, heart and capacity will be considered genderless, raceless, nationless and multicultural, will be the day when walls between peoples will also be raised.

Life at this stage seems to me this way.

Hoping to meet in the same perspective and wishing you a Happy New Year with the inspiration of this unique melody.

Last word:
First to my dear Prof Dr Vamik D. Volkan and my colleagues, my pupils … And to all my real friends,
And to my brothers and sisters, and to my dear family, I wish you a Merry Christmas.

And to my grapes …

Özler AYKAN, December 24 2018, London

Bunları da beğenebilirsin