İstiklal Marşımızın 97. yıl dönümü… Ne mutlu Türk’üm diyene.. İstiklal Marşı dinle gönlün hoş olsun, ümmetçiler kıskançlıktan çatlasın

Ne Mutlu Türk’üm diyene…
Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu söylevi aslı bir ırkçı söylev değildir.
Kökenin ne olursa olsun Türk’üm diyorsan Türk’sün,
kendini Türk gibi görüyorsan hepimizden daha fazla Türk’sün anlamında söylenmiştir..

Ne yazık ki bir dönem dinciler tarafından bu söz, dağlardan taşlardan okul kitaplarından, ilkokul çocuklarının marşlarından çıkartılmıştır..

“Açılım” diyerek yüzlerce Mehmetcik’in ölmesine de neden olmuşlardır!
Hayatlarında “Para” ve “ajanlıktan” başka bir şey olmayan “Akil insan” adı üstünde de O guruhu da bu ülke asla unutmayacaktır..

Her zaman her yerde İstiklal Marşı… Alayını gider…

İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 97. yıl dönümü… Ne mutlu Türk’üm diyene..

İstiklal Marşı, Dalgalanan bayrak,
Cumhurbaşkanlığı senfoni Orkestrası.

Linke tıkla ve bol bol dinle..

Türkiye Barolar Birliği de İstiklal Marşı’nın kabulunün Yıldönümü nedeniyle bu basın açıklaması yaptı:

İstiklal Marşının Kabulünün 97. Yıldönümü Basın Açıklaması

İSTİKLAL MARŞI, MAZLUM VE ONURLU BİR MİLLETİN, KENDİSİNİ ESARET ALTINA ALMAK İSTEYEN ZALİMLERE

İSYANI VE MEYDAN OKUMASIDIR

İstiklal Marşı, emperyalizme karşı verilen Milli Kurtuluş Savaşının en zorlu döneminde yazıldı.

İngiliz emperyalizminin güdümünde Küçük Asya’nın fethine soyunan Yunan Ordusu, Anadolu’nun merkezine ilerlemektedir.

Mustafa Kemal Paşa’nın, askerlik onuru ve savaş hukukunu hiçe sayarak, sivil halka yönelik vahşi katliamları nedeniyle; “katiller sürüsü” dediği Yunan Ordusunun asıl hedefi, Milli Mücadelenin kalbi Ankara’dır.

İngiltere’nin asıl amacı ise Türk Milletini Sevr’e razı etmek için Yunan sopasını kullanmaktır.

Milli Mücadelenin hukuki ve siyasal meşruiyetinin dayanağı, yasama organı TBMM’de Ankara’da faaliyet göstermektedir.

Ulusumuzun var olma ile yok olma çizgisinin böylesine iç içe geçtiği bir dönemde görev yapan Gazi Meclisin gazi vekillerinden birisi de Mehmet Akif Ersoy’ dur.

1921 yılı başlarında Ankara, işgal İstanbul’unun mütareke hükümetlerine karşı Anadolu üzerinde otorite mücadelesini sürdürürken, bir taraftan Yunan ilerleyişine direnmeye çalışmakta, diğer yandan da, işgalcilerin kışkırttığı ihanet isyanlarını bastırmaya çalışmaktadır.

TBMM’nin, Milli Mücadelenin böylesine zorlu bir döneminde açtığı 500 lira ödüllü İstiklal Marşı yarışmasına, Mehmet Akif Ersoy’un niçin katılmadığını herkes merak etmektedir.

Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey, dostu Mehmet Akif Ersoy’ a katılmama nedenini sorar. Cevap kısa ve yalındır:

Ben milletim için yazacağım marş için para almam, alamam!

Kazanması halinde para ödenmemesi şartının kabulü üzerine M. Akif Ersoy yarışmaya katılır ve gelen 724 eser arasında birinciliğe layık görülen onun şiirdir!

M. Akif Ersoy, TBMM’nin 12 Mart 1921 günlü oturumda oybirliği ile Milli Marş olarak kabul ettiği şiirini “Kahraman Ordumuza” adamıştır.

İstiklal Marşı, mazlum ve onurlu bir milletin, kendisini esaret altına almak isteyen zalimlere isyanı ve meydan okumasıdır.

Yokluk ve yoksulluğun, işgalci zulmünün Anadolu’yu kasıp kavurduğu zorlu günlerde verilen özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin, milli şuur ve milletin müşterek vicdanının sesi olan İstiklal Marşı, ülkenin semalarında sonsuza kadar yankılanmaya devam edecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı

Bunları da beğenebilirsin