“Yazgım o gün tamamen değişecekti.. Deli Tevfik’i yazacaktım.. Ve ben, Hayatımın en bilge şairi ile işte o binada tanışacaktım” Murat Ceylan’dan kısa bir hayat dersi daha

Her zevki sefa bir anlıktır. Nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır. Her canlıya vardır ölüm; insan ölür ama asıl ölmeyen insanlıktır….. Murat Ceylan

Ben, bu dünyada…

Hayatın anlamını falan aramıyorum.
Zira
Bakırköy’de;
Akıl hastanesinin bahçesinde büyüdüm ben… Hayatın anlamını bulmuş ve geldiği yere şutlamış olanlardı…

Benim ilk dostlarım.

Öyle ki;

Millet, Jüpiter’i gökte ararken… Uranüs’ten gelmiş, Üryan gezenlere ve yine üryan gidenlere alışkındık biz…

Hatırladığım;
Her gün o bahçeden cenaze arabaları çıkardı ve o arabalar kimsesizler mezarlığına doğru yollarına devam ederlerdi…

Anlayacağınız;
Delilerine sahip çıkmayan aileler… O gariplerin ölülerine bile sahip çıkmaktan acizdiler…

Ben bu sahneleri uzaktan uzağa izler… İçten içe üzülürdüm…

Oysa, ne bilge kişilerdi o deli sandıkları ve cesetlerini bile sahipsiz bıraktıkları yakınları. Bir gün bende bir delilik yaptım ve en azılı dedikleri hastaların olduğu binaya girdim…

Yazgım o gün tamamen değişecekti..

Deli Tevfik’i yazacaktım..

Ve ben,
Hayatımın en bilge şairi ile işte o binada tanışacaktım.

Deliler Köyü
Murat Ceylan

Murat Ceylan
Bunları da beğenebilirsin