UTANMIYOR MUSUNUZ?

UTANMIYOR MUSUNUZ?

Kim bilir kaç nesli, “Tek Parti CaHaPe devrinde Ankara’nın eliti, giyimi kuşamı düzgün olmayanların Kızılay’da dolaşmasını yasaklattı..” öyküleri ile büyüttünüz.

Muhtemelen de doğruydu. Türkiye’nin siyasi ve ekonomik eliti, her zaman yoksullara tepeden baktı. “Herkes her yere girmesin” anlayışı hakim oldu bu topluma.
Ünlü bir deyimdir dilimize yerleşmiş:

“Halk geldi, vatandaş denize giremez oldu”

Bugün bile, Boğaziçi kıyılarında kilometrelerce uzunlukta bir şeritte denizi göremeden yürümemize yol açan bir “yalı duvarı” söz konusudur. “Hâlk” (yumuşatmalı), yalıların arasındaki yollara girip de bahçelerinden içerisini göremesin diye.

Boğaziçi’ne hakim sırtlardaki konak ve villaların oluşturduğu bazı mahallelerin kendine özel yolları vardır. Yanaşamazsınız bile oralara. Kentin kuzey kesimlerinde (hem doğu hem de batı yakasında) “Zengin gettoları”nın kenarından bile geçemezsiniz. Ankara da öyledir. Bir çoğu da, memleketin “yeni-yeşil eliti”nin yaşam alanlarıdır.

Bugün de, yeni haberler geliyor. “Filanca Koy’un civarında şu saatten sonra yüzülmeyecek..” diye polis teknelerinin insanları kovaladığına dair.

Rivayet o ki, Devlet Büyükleri’nin ailelerine ait köşkler, konaklar ve yalılar parsellemiş oraları. “Hâlk” ilişmesin yakınlarına diye de, “Hâlk”ın polisi jandarması, özel timleri önlem almaktadır.

Bir nevi “Kışkışlama” durumu yani..

E ne oldu? O gariban tabanınıza anlattığınız “Bu Kemalist CaHaPe eliti var ya…Giyimini kuşamını beğenmedikleri insanların…” diye başlayan öykülerinizi şimdi ne yapacaksınız? Nereye koyacaksınız?

4X4’leriniz ve milyonluk teknelerinizle girip çıktığınız o ayrıcalıklı gettolarınızda “Dragon Fruit Smoothie”lerinizi yudumlarken, o öyküler gelecek mi akıllarınıza?

Sanmıyorum ama..
Aşık Veysel’i hatırlarsınız belki.
Bir de Nevzat Tandoğan’ı.
Mahut öykülerinizin iki rahmetli kahramanıdır..

Allah o villalarınızda-yalılarınızda rahatlık vermesin!..

Zafer Arapkirli

Zafer Arapkirli- Geniş plan

 

Bunları da beğenebilirsin