Katamarandaki hazin hikaye.. Deniz Kartalı Gökhan Karakaş yazdı

Deniz Kartalı Gökhan Karakaş yazdı

Katamarandaki hazin hikaye

7 yıldır Marmara Adası’nın balıkçı kasabası Asmalı’ya demirledikleri katamaranlarında yaşayan Alman çift, tedavi için gittikleri Almanya’dan dönmedi. Temiz havası ve doğası nedeniyle yerleştikleri Asmalı’da yaşayanlar Norbert ve Angelika Schlögl çiftinin tedavi sırasında hayatlarını kaybetmiş olmasından endişe ediliyor. Çiftin arkadaşı Ali Canca, “Norbert kalp hastası, Angelika alerji hastasıydı. Her zamanki gibi Almanya’ya tedavi olmaya gittiler ama bu kez dönmediler. Ulaşamıyoruz ve çok merak ediyoruz.” dedi. Enapay adlı tekne ise hazin hikayeyi anlatırcasına limanda bekliyor.

Deniz yolculuğunun hiç tanınmayan yerlerde yeni yaşamlara fırsat verdiğini kanıtlayan olay Almanya’nın Nunberg şehrinde başlarken Marmara Adası’nda sonlandı. İnsan kaynakları uzmanı Norbert Schlögl ile hemşire Angelika Schlögl çifti, emekli olduktan sonra 2010 yılında Nunberg’de ki evlerini de satarak 14 metre boyunda bir katamaran(çift gövdeli) tekne yaptırdı. 2 kez kalp krizi geçiren 66 yaşındaki Norbert ile alerjik rahatsızlığı olan Angelika, ömürlerini sağlıklı şekilde geçirecekleri bir liman kenti aramak için deniz yolculuğuna çıkmaya karar verdi. Kızılderili dilinde Cesur anlamına gelen Enapay ile Almanya’nın nehirlerini kullanarak Tuna Nehri’ne kadar ilerleyen çift, Karadeniz üzerinden İstanbul’a geldi. Bir rastlantı sonucu girdikleri Büyükçekmece Mimar Sinan Marinası’nda 2 yıl kadar yaşayan çift, tedavi olmak için sıklıkla Almanya’ya gittikleri için İstanbul’a yakın bir balıkçı kasabasında yaşamak istedi. Marmara Adası’nın doğusundaki Asmalı’nın sakin bir balıkçı kasabası olduğunu öğrenen çift tekneleriyle hayalini kurdukları yere geldi.

Kendilerini Marmara Adalı saydılar

Asmalı halkının samimiyeti, eşsiz iklimi ve huzur veren doğasına hayran kalan çift kalıcı ikamet için işlemlere başladı. Tekneleri Enapay yaşlı çifte yetecek konforu barındırırken Asmalı sakinleri ve muhtar Yavuz Balta’nın yaklaşımı onlara güven verdi. 5 yıl boyunca teknelerinde yaşayan Schlögl, yerel halkla kaynaştı Türkçe bile öğrendi. Hastalıklarına çok iyi gelen Asmalı’dan ayrılmak istemeyen çift, yılın belli dönemlerinde tedavi olmak için Almanya’ya gitti. 2 ayı geçmeyen süreç sonunda mutlaka Marmara Adası’na dönen Schlögl çifti, 2017 yılı ortasında tekrar Almanya’ya gitti. Kısa sürecek ayrılık için Asmalı muhtarı Yavuz Balta ve halkıyla sıradan şekilde vedalaşan çift, tekneleriyle ilgilenmesi için İstanbul’da yaşayan arkadaşları Ali Canca’ya da vekalet verdi. Fakat, bu gidişten sonra çift geri dönmezken, Canca’ya sağlıklarının kötü olduğunu ve tedavi gördüklerini söyleyen mesaj gönderdi.

“Akrabamızdan haber alamıyor gibiyiz”

2 yıldır çiftten hiçbir haber alınamayan Asmalı halkı tedirgin bekliyor. Köy muhtarı Yavuz Balta, “Evlerini satıp adaya yerleştiklerini biliyoruz. Çok çabuk kaynaştık ve bizden insanlar oldular. Almanya’ya giderlerdi ama 2 ay sürmeden dönerlerdi. Akrabalarımızdan haber alamıyor gibi endişeliyiz. Sahipsiz tekneyi gördükçe üzülüyoruz, yasal mirasçıları kim bilmiyoruz.” Dedi.

“Öldüklerini düşünmek istemiyoruz”

Çiftin en yakın arkadaşı Ali Canca ise, “ 9 yıl önce teknelerindeki sorun nedeniyle sığındıkları Büyükçekmece’de tanıştık ve dostluğumuz başladı. Bizim liman inşaata girince sakin bir kasaba aradılar ve Asmalı’yı bulduk. Angelika’nın alerjisi vardı çok dikkat etmesi gerekiyordu. Bağışıklık sistemi güçsüzdü yanında parfüm bile sıkmazdık. Norbert ise iki kez kap krizi geçirmiş, 8 hafta hastanede kalmıştı. Aralıklarla tedavi olmak için ülkelerine gider hemen dönerlerdi. Norbert’i 15 ay önce aradım, hastanede olduğunu konuşamayacak kadar halsiz ve kötü olduğunu söyledi. Bir süre daha mesajlaştık ama irtibat kesildi. Öldüklerini düşünmek istemiyoruz.” Dedi. Canca, Alman çiftin Türkiye’de yaşamaktan hep mutlu olduğunu belirtirken, “Bir gün Norbert bana neler hissettiğini anlattı. Almanya’dayken Türklere önyargı ile yaklaştığını ama artık kendini Türk gibi hissettiğini söylemişti. Artık Türküm ve adalıyım diyordu. İnsanların ruhları ölmez derdi. Dünyaya bir kez geldim insanlara iyi iz bırakmalıyım der, herkesle iyi geçinirdi. Teknesine Enapay yani Kızılderili dilinde cesur adını vermişti. Onlardan ya da yasal mirasçılarından gelecek haberi heyecanla bekliyoruz.” dedi.

Gökhan Karakaş 

Katamarandaki hazin hikaye
Katamarandaki hazin hikaye
Katamarandaki hazin hikaye
Katamarandaki hazin hikaye
Katamarandaki hazin hikaye
Katamarandaki hazin hikaye
Bunları da beğenebilirsin