Hayat, O’nu yaşamayı bilen cesur insanlarındır.. Büyük depremden bacaklarını kaybeden Ufuk Koçak’ın büyük hikayesini Deniz Kartalı Gökhan Karakaş yazdı

HAYAT O’NU YAŞAMAYI BİLEN CESUR İNSANLARINDIR.

Zorlukların insanoğlunu nasıl yoğurup bir direnç abidesine dönüştürdüğünü merak ediyorsanız Ufuk Koçak ile tanışın.
Hayatı anlamlı kılanın, yaşadıkların ve suküre dünyaya bıraktığın iz olduğunu söyleyecektir sizlere.
Aristo kadar bilge, süper kahraman kadar güçlüdür.
Aralıklarla sohbet etmek, edeceği güzel sözlerden ders almak şukelası olur dostluğunun.
20 yıl sonra 1999 depreminin yıldönümünde, yitirdiği bacaklarının yerine gelen umut ve direniş eşliğinde, Marmara Denizi’nin Gölcük sahilinden derinlere inmek ise paylaşmanın gururudur.
SI-NIR-SIZ…
Bu kitabı okurken engel tanımaz Ufuk Koçak’ın duvarları nasıl alaşağı ettiğini, bireylerin değil toplumların ve anlayışların engelli olduğunu anlayacaksınız.
Ufuk, insanoğlunun ördüğü önyargı sınırlarını çarpan katsayısıyla ezip geçtiğini anlatırken, herkese uygun mesajı net dille veriyor.
Filmi çekilmeden önce alıp okuyun, ben bu filmin kitabını okumuştum derken, kendi sınırlarınızı aşmanın yollarını öğrendiğinizin farkında olursunuz..
SI-NIR-SIZ..

Gökhan Karakaş

Ufuk Koçak – Sınırsız
Ufuk Koçak – Sınırsız
Ufuk Koçak – Sınırsız
Ufuk Koçak – Sınırsız
Ufuk Koçak – Sınırsız
Ufuk Koçak – Sınırsız
Ufuk Koçak – Sınırsız

20 yıl sonra depremin izlerini sualtında aradı

1999 Marmara Depremi’nin merkez üssü Gölcük’te enkaz altında iki bacağını kaybeden Ufuk Koçak, sarsıntıyla denizin içinde kalan batık şehre daldı. Depremde kaybettiği annesini hatırlayarak suların altındaki dev çınara sarılan Koçak, kitabı Sınırsız’ı hayatını kaybeden 19 bin kişiye adadı. Engelli dalgıca, depremde yüzlerce kişiyi enkazdan çıkaran AKUT’tan Volkan Tunç, Kardak kahramanı Ali Türkşen ve Milliyet muhabiri Gökhan Karakaş eşlik etti.

17 Ağustos 1999 tarihinde 7,4 şiddetinde yaşanan depremin en çok etkilediği yer Gölcük’te, yaklaşık 5 bin kişi hayatını kaybetmişti.  Ağır bir yıkıma uğrayan Gölcük’e bağlı Değirmendere’de bir vapur iskelesi, 24 çınar ağacı, avcı kulübü, çay bahçesi, restoran, çocuk parkı, otomobil ve bir otelin bulunduğu 4 dönümlük arazi sualtına kalmıştı. Suyun 55 metre derinliğine kadar yayılan Değirmendere’de ki batık şehir depremin izlerini en iyi şekilde anlatıyor. Sarsıntıya Gölcük-Kavaklı Mahallesi’nde ki evlerinde uyurken yakalanan ve 72 saat enkaz altında kaldıktan sonra kurtarma ekiplerinin kurtardığı Ufuk Koçak, 20 yıl sonra batık şehre daldı.

Engeli zorlukları aşmasına engel değil

İki bacağını enkazda yitirdiği için hayatını protezlerle sürdürmesine rağmen Türkiye’nin ilk engelli dalış eğitmeni Koçak, 22 metre derinlikteki batık şehre indiği ilk dakikalardan itibaren duygusal anlar yaşadı. Koçak, derinlerde kendisini bekleyen 12 metre boyundaki çınar ağacına sarılarak kaybettiği annesini andı. Yaşadığı acıları, hayatta kalma mücadelesini ve başarıyla yaptığı doğa sporlarını anlattığı ‘Sınırsız’ adlı kitabını deprem şehitlerine adadığını söyleyen Koçak, batık kente kitabının metal örneğini bıraktı. Koçak, “Annem Aygül, teyzem Firüze ve kuzenim Barış, ayaklarımı yitirdiğim enkazda hayatını kaybetti. Depremin 20. yılında kaybettiğimiz tüm canları suyun derinliklerinde hissettim. Acılarımız dimdik karşımızda dursa da hayat onu yaşamayı bilen cesur insanlarındır. Hatıralarım ve amaçlarım için yaşamaya devam edeceğim.” dedi.

Sınırsız depremde yitirdiğimiz canlara adandı

En derine dalan engelli sualtı sporcusu branşında iki dünya rekorunun yanı sıra dünyanın en zor doğa yürüyüş rotalarından 508 km’lik Antik Likya Yolunu yürüyerek geçen ilk engelli Ufuk Koçak, “ Denizdeki batık şehir acılarımızı bize hatırlatırken deprem gerçeğiyle yüzleşmemizi de sağlıyor. Protez ayaklarım hayatımı kolaylaştırsa da gerçek engeli insanların çıkarttığını görüyorum. Bir daha böyle büyük acıların yaşanmaması için kamuoyunu bilinçlendirmek için yazdığım kitabımı da depremde yitirdiğimiz canlara adıyorum.” diye konuştu.

“Hayata tutunan Ufuk herkese örnek olmalı”

Türk Deniz Kuvvetleri’nin 1996’da Kardak kayalıklarına yaptığı operasyonun tim komutanı emekli Deniz Albay Ali Türkşen, “ Gölcük’te doğup büyüdüm. Çocukluğumun geçtiği Değirmendere’yi 20 yıl sonra sualtından görmek beni tarifsiz duygulara sürükledi. Deprem kuşağında yaşadığımızı unutmamalıyız, kent planlarımızı depremlere uygun yaparsak daha az acı çekeriz. Ufuk gibi iki bacağını kaybetmesine rağmen hayata tutunan ve yaşam sevincini diri tutan bir azim örneğiyle derinlere dalmak ve depremin izlerini görmek bana gurur verdi.” dedi.

KUTU: Marmara Denizi’nin aldığı 4 dönümlük araziye kurulu binaların arasına dalan Koçak’a depremde yüzlerce insanı hayata döndüren AKUT’tan Volkan Tunç ile muhabirimiz Gökhan Karakaş eşlik etti. Değirmendere Marka Dalış Merkezi’nden Cihan Arslan’ın rehberliğinde dalan ekibin tüm görüntülerini sualtı görüntü uzmanı Recep Şen çekti.

Gökhan Karakaş

Bunları da beğenebilirsin