Seyyar satıcı kadının ‘Dilli don’ adlı kitabı yok satacak. Bir seyyar satıcı kadının gördükleri.. Deniz Kartalı Gökhan Karakaş yazdı

 

Gecekondudan çıktı 5. Kitabını yazdı

Milliyet Gazetesi- Gökhan Karakaş

Yetimhanede büyüdükten sonra seyyar satıcılık yaparak hayatını kazanırken elde ettiği tecrübeleri ve hayallerini yazıya döken Nalan Türkeli’nin 5. kitabı çıktı. Babasının annesini öldürmesiyle kardeşlerine bakmak zorunda kalan, oğlunu kanserden kaybederken diğer oğlu cezaevine düşen seyyar satıcı Nalan Türkeli; “ Dilli Don, arka mahalleden çıkan ve diplomasız bir seyyar satıcının yaşam mücadelesini anlatıyor” dedi.

Kadıköy’de balık ekmek satarken 1996 yılında ‘Varoşta Kadın Olmak’  adlı kitapla yaşamını anlatan ve Fransız ARTE  Televizyonu’na belgesel konusu olan Nalan Türkeli, bir kez daha okuyucularıyla buluştu. Kadıköy, Ümraniye ya da Üsküdar’ın caddelerine götürdüğü seyyar tezgahında sebze meyve, pilav, Çin malı ucuz oyuncak ya da giysi satarak hayatını kazanan Nalan Türkeli’nin ibretlik yaşam öyküsü ve yaşadıkları bu kez Dilli Don adıyla piyasaya çıktı. Yaşadığı gecekondudan çıkarak tek başına gece yarısı sebze haline gitmesi, seyyar tezgahına yüklediği ürünlere zabıtanın el koyması, rakip seyyar satıcılar tarafından ölümle tehdit edilmesi gibi zorlukların anlatıldığı Varoşta Kadın Olmak, Hülya Koçyiğit tarafından 2011 yılında filme çekilecekti.

Bu kitaptakiler hayal ürünü değildir

Babasının annesini öldürmesiyle çocuk yaşta kardeşlerine bakmak zorunda kalan, yaptığı evlilikten doğan çocuklarından birinin lösemi nedeniyle yaşamını yitirmesi, diğerinin uzun süren cezaevi hayatı nedeniyle çok yıpranan ama pes etmeyen Türkeli bu kez daha edebi bir dille Dilli Don’u yazdı. Seyyar satıcılık yaparken gözlemlediği hayatları, siyasi ve ekonomik gelişmeleri, gecekondu portrelerini, toplumda yaşanan değişimleri kaleme alan Türkeli, ‘Bu kitaptakiler hayal ürünü değildir’ sloganıyla romanına başlıyor.

Arka mahalleden çıktım ama başardım

Türkeli, “ Benim gibi arka mahallede ikamet eden diplomasızlar için kitap yazmak gerçekten başlı başına çıkmaz bir yol gibi. Varoşta Kadın Olmak kitabımda aynı sıkıntıları yaşamıştım. Kapılarını çaldığım yayın evlerinden kibarca kovulmuştum. Fakat yine sonunda inancım ve mücadelem üstün geldi. Dilli Don, keskin kıvrak bir dili temsil ediyor. Kitabım topluma tutulan en net aynalardan biri.” dedi. 11 çocuklu bir ailenin çocuğu olduğunu, yetimhanede büyüdüğünü ve ilkokul mezunu olduğunu söyleyen Türkeli, “ Hepimiz yetimhaneye verildik. Halam 14 yaşımdayken beni evlendirdi. İki erkek kardeşim yetimhaneden kaçıp yanıma gelince sinema gişeciliği ve ayakkabı boyacılığı yaptım. Yaşamın zorluğu hiç peşimi bırakmadı. İki çocuğumdan birini kanserden kaybettim diğeri cezaevine girdi. Hangi şartlarda ve nerede olursam olayım, yazma eylemim hiç bitmedi.

“Kitabın başkarakteri benim”

Türkeli, “Dilli Don’un başrolünde ben varım. Sokakta gözlemlediğim insanların konuştukları, hayat hikayeleri, umutları, yanılgıları ve hayal kırıklıklarını anlattım. Çokbilmiş ve dedikoducu Hacer, bilimsel düşünen ve herkesin çok sevdiği Hoca, taksici Kambur gibi karakterler var. Gerçekliklerle zıtlıkların harmanlandığı bir roman yazarken, fikir ve görüş çatışmalarını anlattım.” diye konuştu.

KUTU: İlk kitabı “Beni Tanıdınız mı” 1993 yılında çıkan Türkeli, 1996 da Varoşta Kadın Olmak adlı güncel romanıyla büyük yankı uyandırdı. Fransızcaya çevrilen Une femme des gecekondu(Varoşta Kadın Olmak) ardından İki Hayat, Düşlerimde Sen de Varsın yayınlandı. Dilli Don ise Dorlion Yayınevi’nden çıkarken, gecekondu gerçeğini ve seyyar satıcılıktan kendini edebi yönde geliştiren bir kadının gözlemlerini anlatıyor.

Nalan Türkeli – Kitabının adı Diilli Don
Seyyar satıcı Nalan Türkeli – Kitabının adı Diilli Don
Nalan Türkeli – Kitabının adı Diilli Don

Kaynak: Milliyet Gazetesi

Bunları da beğenebilirsin